Çek Kanunundaki Değişiklikler (Karşılıksız Çeke Hapis Cezası)

Çek Kanunundaki Değişiklikler (Karşılıksız Çeke Hapis Cezası)

6728 Sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun 9 Ağustos 2016 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.  Kanun Ticaret ve Vergi Mevzuatında bazı “önemli” değişiklikler getirmiştir.

Bu notumuz Çek Yasasındaki değişikliklerle birlikte konunun uzmanları tarafından şu ana dek ilgili mecralarda henüz kaleme alınmamış bazı hususları içermektedir.

I. Genel Bilgi ve Bugüne Kadar Olan Düzenlemeler:

Ticari hayata ödenmeyen borçların ödenmesini sağlamak maksadıyla ceza hükümlerinden yararlanılması öteden beri tartışılagelmiştir. Bu konuya ilişkin uygulamalar ülkeler arasında farklılık gösterdiği gibi bizde de dönemsel olarak farklılık göstermektedir.

Ülkemizde hapis cezası kaldırılana kadar çek ile ödeme ticari hayatta güven unsuruydu. Karşılıksız çek miktar ve tutarının artmış olması karşılıksız çekte hapis cezasının kaldırılmasına bağlanmaktadır. Beri yandan ticari hayatta istikrar ve dürüstlüğün ceza hükümleri marifetiyle sağlanmasının serbest piyasa ekonomisi gerekleriyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve Anayasa’ya aykırı olduğu söylenebilir.   

3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun yürürlüğe girene dek konu ile ilgili düzenleme bulunmamaktaydı. 1985 yılında yürürlüğe girerek ağır cezai yaptırımlar getiren bu kanun 4 kez değişikliğe uğradıktan sonra yerini 14.12.2009 tarihinde uygulamaya giren 5941 sayılı Kanun’a bırakmıştır.

Karşılıksız çeke adli para cezası ve adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezası verilmesine yönelik hükümler içeren 5941 sayılı Kanun da Anayasa’ya aykırı olduğu ve borcunu ödeyemeyene adli para cezası vermenin anlam taşımadığı gerekçesiyle 3 Şubat 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6273 yasa ile değişikliğe gidilmiştir.

6273 Sayılı Kanun ile çekin karşılıksız çıkması halinde hapis cezası kaldırılmış bunun yerine pek çok Avrupa Birliği Ülkesinde olduğu gibi “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” yaptırımı getirilmiştir. 

Bu kez de 15 Temmuz 2016 da kabul edilerek 9 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı yasa ile Çek Kanunu’nun bazı maddelerinde değişiklik yapılmıştır.

II. 6728 Sayılı Yasa İle Çek Yasasına Gelen Değişiklikler:

Değişiklikleri daha anlaşılabilir kılmak için madde madde sıralayacak olursak;

1. Çekin karşılıksız çıkmasına sebebiyet verenler için hamilin şikayeti üzerine her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar “Adli Para Cezası” verilecek.

Adli para cezası; karşılıksız kalan kısım, temerrüt faizi ve yargılama giderleri toplamından az olmayacak.

Bu suç nedeniyle ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmayacak.

Yine verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza 5725 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 3. Fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilecek.

2. Mahkeme ayrıca “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” getirecek.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı; karşılıksız çekin sahibi olan gerçek kişi-tüzel kişi, sermaye şirketlerinde ise yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanacak.

3. Çekin karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü olan kişi çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması halinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir görevlendirme belirlenmemişse yönetim organını oluşturan gerçek kişiler çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdürler.

4. Haklarında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilen kişiler ( Şirket Yönetim Organı ve Ticaret Siciline Tescil Edilen Şirket Yetkilileri)  yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar.

5. Hakkında çek yasağı olan kişiler UYAP aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine ve Bankalara bildirilecekler.

6. Bankalar çek hesabı açmak isteyenlerden “Adli Sicil Kaydı” talep edeceklerdir.

7. Çek defterinin her bir yaprağında  “çek hesabı sahibi gerçek kişi ise T.C Kimlik Numarası, çek hesabı sahibi tüzel kişiyse MERSİS numarası” yer alacak.

8. Çek hesabı sahibiyle düzenleyen farklı kişiyse çek üzerine ayrıca düzenleyenin T.C Kimlik Numarası yazılacak.

9. Çeklere KAREKOD uygulaması getirilmekte olup; Karekodlu çeki alan lehdar çeki Türk Ticaret Kanunun 780. Maddesi’nin 3. Fıkrası’nda belirtilen sisteme kaydedecektir. Karekodlu çekin sisteme kaydedildiği tarihten sonra çek düzenleyen tüzel kişinin temsilcilerinde meydana gelen değişiklikler, çek hesabı sahibi tüzel kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.

10. Karekod uygulamasında aşağıdaki bilgiler çek sahibinin rızası aranmaksızın muhatapların bilgisine sunulacak:

· Çek hesabı sahibinin adı-soyadı, ticaret unvanı,

· Tüzel kişilerde ticaret sicile tescil edilen yetkililerin adı-soyadı, ticaret unvanı,

· Çek sahibinin çek hesabı bulunan banka sayısı,

· Bankalara ibraz edilmemiş çek adet ve tutarı,

· Son 5 yılda ödenen çeklerin adedi, tutarı,

· Son 5 yılda karşılıksız işlemi gören çek bilgileri,

· Çek hesabı sahibi ve temsilcileri hakkında çek hesabı açma yasağı bulunup bulunmadığı,

· Çek hesabı sahibi hakkında iflas kararı bulunup bulunmadığı.

III. Değerlendirme;

2011 yılında karşılıksız çek adedi 581.007 tutarı ise 11.514 Milyon TL idi. 2012 yılında karşılıksız çeke yönelik hapis cezası kalktı. 2012 Yılında ise karşılıksız çek adedi 943.231, bunların tutarı ise 20.911 Milyon TL oldu. Yani adet bazında % 62,3 tutar bazında ise % 81,6 artış oldu.  Her ne kadar 2012 yılında oluşan bu anormal artış 2013 ve 2014 yıllarında gerileme gösterse de 2015 yılında karşılıksız çek adet ve tutarı tekrar yükselmeye başladı.

  KARŞILIKSIZ ÇEK 2011 YILINA GÖRE
YIL ADET TUTAR ADET TUTAR
2011 581.007 11.514 100,00 100,00
2012 943.231 20.911 162,34 181,62
2013 747.908 18.072 128,73 156,96
2014 673.612 19.921 115,94 173,02
2015 775.575 27.278 133,49 236,92

Daha önceki yasal düzenlemeler ile çekte vade uygulaması yasal zemine oturtulmuş ve çek ödeme aracı olmaktan çıkartılıp, kredi enstrümanı haline gelmişti.

Hürriyeti bağlayıcı cezanın ortadan kalkmasından itibaren karşılıksız çeklerin arttığı ve iş dünyasında çek marifetiyle yapılan ticarete karşı güvenin sarsıldığını söylemek mümkündür.

Yapılan düzenleme “ekonomik suça ekonomik ceza” ilkesi ile çelişecek olsa da çeke karşı güvenin geri getirilme noktasında atılan zaruri bir adım olarak değerlendirilmelidir.

Kanun ile amaçlanan; çek hesabı açan ve çek keşide edenlerin mali sicillerine şeffaflık kazandırılması ve piyasada çeke karşı duyulan güven tesisinin hürriyeti bağlayıcı cezalar ile sağlanma arzusudur.

Tüzel kişilerde yönetim organı ile birlikte ticaret sicile tescil edilen temsilcilere sorumluluk getirilmiştir.  Çek karşılığını bankada bulundurmak zorunda “çek sahibi” olmakla birlikte, bu sorumluluğun tüzel kişi adına çek keşide eden ticaret sicile tescil edilmiş profesyonel yöneticilere de verilmesi çalışma hayatında oldukça konuşulacaktır.

Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir. Bir madde dışında geçiş hükümleri bulunmamaktadır.

İlerleyen günlerde yargı kararları ile netlik kazanacağını düşündüğümüz bir başka husus ise; kanun yürürlüğe girmeden verilen ancak vadesi kanun yürürlüğe girdiği tarihten sonra olan çeklerin karşılıksız çıkması halinde cezai sorumluluk noktasında nasıl bir yöntem izleneceği olacaktır.

Saygılarmızla,

Av. Demet Cengiz USLU